YERLİ VE MİLLİ ÜRETİMİN YOLU; AR-GE

AR-GE İÇİN YOL HARİTASI

Sektörümüzde sürekli konuşulan ama eksik ve belki de yanlış bilgilerle, firmaların menfaatine çevrilebilecek sistematik bir yapıya dönüştürülemeyen bir konu; AR-GE. Elbette pek çok firmamız Ar-Ge faaliyetlerinde bulunuyor. Gerek mevcut ürünlerini geliştirmek gerekse ihtiyaçlar doğrultusunda yeni ürün çeşitliliğine ulaşmak için eğri ya da doğru, bir şekilde araştırma ve geliştirme çalışmaları yapmanın zorundalığı ile küçük yapılar halinde çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bu çalışmaları; Bakanlık onaylı sistematik bir yapıya dönüştürerek, dünya markası olma yolunda adım atarak, hem yüksek katma değerli ürünler elde etmek hem de inovasyon ağını geliştirmek mümkün.

Haber Asansörü olarak, bu konuya özel bir dosya hazırlayıp tüm verileri masaya dökelim, sektör açısından Ar-Ge’yi enine boyuna inceleyelim istedik. Nedir, ne değildir bu Ar-Ge? Firmamıza nasıl bir yön çizer? Hangi ihtiyaçlara cevap verir? Firma üretimim ile birlikte ülke ekonomisine ne gibi yararlar sağlar? Peki diyelim bu yola girdik, nereden başlarız, nasıl projeler üretir, projelerimize desteği nasıl buluruz? Şirket içinde nasıl bir yolculuğa hazırlanmalıyız? Personel ihtiyacımızı ya da mevcut personelin gelişimini nasıl sağlayabiliriz? Ar-Ge Merkezimizin Bakanlık onay sürecinde nelerle karşılaşırız?  Tüm bu sorularla yola çıkarken uzman görüşlerini de yanımıza aldık ve Ar-Ge’yi, özellikle sektörümüz açısından nasıl bir faydaya dönüştürebiliriz değerlendirmeye çalıştık.

Sanayi Sektörü İçin Ar-Ge Ne ifade Ediyor?

Yerli ve milli bir üretimin sıkça dillendirildiği bu günlerde, kendi kaynaklarımıza yönelip doğru araştırma ve geliştirme yolları ile ithalatı azaltıp ihracatımızı çoğaltmak yolunda atılacak ilk adım, kesin ve net bir şekilde söyleyebiliriz ki, Ar-Ge’den geçmektedir. Kendi ürün çeşitliliğimizi arttırmak, ihtiyaca göre var olan ürünlerimizi geliştirmek ve bunu dünya pazarındaki ihtiyaçlara yönelik araştırmalarla daha üst seviyelere çıkartmak ancak Ar-Ge imkanları ile mümkün. Bunun için de öncelikle sektörün ihtiyaçlarını iyi analiz ederek üretim güçlerini doğru bir şekilde kullanmak kaçınılmaz hale geliyor. 

Tüm araştırmalar gösteriyor ki; bir ülkenin gelişmişlik düzeyi ile Ar-Ge yatırımları arasında doğrudan bir ilişki var. Dünyadaki Ar-Ge yatırımlarının %80’den fazlasının Amerika, Avrupa ve Japonya’da yapılıyor olması da bu tezi destekliyor nitelikte. Üstelik, Ar-Ge süreçleri üretim ve gelişmişlik düzeyindeki artış ile beraber inovasyonu da getiriyor.  Bu şu demek ki; Ar-Ge faaliyetleri ile Güney Kore’nin adını hiç duymadığımız bir kentinden yüksek teknolojili ürünler tüm dünyaya yayılabiliyor. Ar-Ge’nin inovasyondaki bu gücünü göz ardı etmemek, firma olarak yola çıkarken hedefleri yüksek tutmakta da fayda sağlayacaktır.  Bu gözle baktığımızda, oldukça güçlü bir dolaşım ağı ile Ar-Ge faaliyetleri sizi bekliyor diyebiliriz. Ayrıca devlet teşvikleri, personel ücretlerinin ödenmesinde sunulan kolaylıklar, vergi indirimleri, geri ödemesiz araştırma finansmanları gibi oldukça cazip koşullardaki Ar-Ge desteklerinden de faydalanmak mümkün. 

Ar-Ge Yatırımlarında Asansör Sektörü Nerede?

12 Mart 2008 tarihinde 5746 sayılı Kanun ve 26 Şubat 2016 tarihinde 6676 sayılı Kanunların çıkarılmasıyla özel sektör sanayi kuruluşlarının Ar-Ge ve Tasarım kapasitesini artırmak ve ülkemizin Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini geliştirmek amacıyla, sanayi kuruluşlarına Ar-Ge ve Tasarım Merkezi kurma fırsatı verildi. Çalışmalarına başlayan bu merkezlere ise önemli vergisel avantajlar sağlandı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili birimlerinden aldığımız Aralık 2017 istatistiklerine göre; bugüne kadar 770 kuruluşa Ar-Ge Merkezi Belgesi, 142 kuruluşa da Tasarım Merkezi Belgesi verilmiştir. Söz konusu merkezlerde 40 binin üzerinde nitelikli Ar-Ge ve Tasarım personeli istihdamı sağlanmış, yaklaşık 21 milyar TL Ar-Ge harcaması gerçekleştirilmiş. Tüm bu destekler ile birlikte  17.500 Ar-Ge ve Tasarım projesi tamamlanmıştır. 

Bir çok sanayi kuruluşunun yer aldığı uzun Ar-Ge listesinde, sadece iki asansör firmasının adı yer alıyor. Bunlardan birincisi; Bursa’da faaliyet gösteren Türkiye’nin önemli asansör üreticilerinden HAS ASANSÖR, ikincisi ise yine Türkiye’nin önemli asansör ve yürüyen merdiven üreticilerinden AKE ASANSÖR’dür. 

Ar-Ge Çalışmalarında Lider Sektörler

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge Merkezlerine sektörel bazda baktığımızda; 93 Ar-Ge Merkezi ile “Makina ve Teçhizat İmalatı” sektörü başı çekiyor. Onu 76 merkez ile “Otomotiv Yan Sanayi”, 58 merkez ile “Yazılım” sektörü takip ediyor. Bilişim, gıda, mobilya, tarım, ulaştırma, ambalaj, kozmetik gibi sektörlerin Ar-Ge merkezleri de listede  üst sıralarda yer alıyor. Ülkemizde en çok faaliyet gösteren sektörlerden inşaat 2, hayvancılık ise 1 Ar-Ge merkezi ile listede en alt sıralarda yer alıyor.

İstanbul’da  227 Ar-Ge Merkezi Bulunuyor

Bakanlık Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Biriminin açıkladığı en son listeye göre; 38 farklı ilimizde faal bir biçimde Ar-Ge çalışmaları sürdürülüyor. Bunlar arasında Düzce, Bilecik, Niğde gibi küçük illerde hatırı sayılır boyutta çalışmalar yapılıyor. Ancak liste başı yine büyükşehirlerin. İstanbul 227 merkez ile Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerinin %34,3’üne ev sahipliği yapıyor. Onu  %11,2’lik payı ve 74 Ar-Ge merkezi ile Kocaeli, %10.7 ‘lik payı ve 71 Ar-Ge merkezi ile Bursa takip ediyor. Ankara ise 64 Ar-Ge merkezine ev sahipliği yaparak toplam Ar-Ge merkezlerinin %9,7’si ile il bazındaki dağılım listesinde 4. sırada yer alıyor.

Türkiye’de Ar-Ge’nin 10 Yılı

Sanayi kuruluşlarına Ar-Ge Merkezi kurma fırsatı vererek teşvikler sağlayan 5746 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 tarihini milat olarak kabul edersek, bugün devlet desteği ve teşviki ile Ar-Ge’nin sanayi kuruluşlarındaki 10. yılına girmiş bulunuyoruz. Kat edilen bu 10 yıllık süreçte 16 merkez ile başlanmış, ancak yıldan yıla hızlı bir artış gözlemlenmiştir. 2015’ten itibaren 66 yeni merkezin katılımı, bir sonraki yıl 105 yeni merkezi doğurmuş. En son geçtiğimiz yılın Kasım ayı rakamlarına göre ise 328 yeni merkez ile 2017 yılında Ar-Ge merkezleri zirve yapmıştır. Bugün, kanun ile birlikte geçen 10 yıllık süreçte toplam 770 Ar-Ge merkezine ulaşılmıştır.

Mevcut Ar-Ge Çalışmalarımıza Nasıl Destek Alabiliriz? 

Yukarıda Ar-Ge’nin Türkiye’deki seyrini kısaca özetlemeye çalıştığımız istatistiksel bilgilerden de anlaşılacağı üzere özellikle 2017 yılında Ar-Ge çalışmalarında oldukça yüksek bir ivme kaydedilmiş. Bunun, “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkındaki Kanunun”un yürürlüğe girmesi ve devlet desteğinin, işletmeler için yüksek katma değerli ürün üretmedeki faydası aşikârdır. Ancak halihazırda zaten Ar-Ge çalışması yapan pek çok marka da Kanun’un gerekleri doğrultusunda düzenlemeler yaparak bu teşviklerden faydalanıp ürün gelişimine katkı sağlayabilir. Bunun için Ar-Ge Merkezi kurmak isteyen firmanın, “Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği”nin 20. Maddesindeki şartları karşılaması gerekiyor. 

Mevcut Ar-Ge Çalışmalarımız, İlgili Yönetmeliğin 20. Maddesindeki Koşulları Karşılıyor mu? 

  1. 20. Madde koşullarının başında öncelikli olarak personel istihdamı geliyor.  Ar-Ge Merkezi için gerekli personel ve fiziki altyapıyı kurmanız oldukça önemli. Bunu kısaca aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.

Ar-Ge Merkezi Statüsü Alabilmek İçin 

  1. Ar-Ge Merkezi statüsü almak için yukarıdaki koşulları taşıyor olmanın dışında, karşımıza iki önemli terim daha çıkıyor: “Ar-Ge Projesi” ve “Ar-Ge Faaliyeti”. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bu iki terimi şöyle tanımlıyor.
Ar-Ge Porjesi: Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen ve araştırmacı tarafından yürütülen proje.

Ar-Ge Faaliyeti: Sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmalar, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetler ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetler.

  1. Tüm bunların ışığında hem Yönetmelik ilgili maddesi hem de 5746 sayılı Kanun’a göre Ar-Ge Merkezinin Faaliyetleri özetle şu şeklide olmalıdır:
  • Teknolojik bilgi üretilmeli
  • Üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılması
  • Ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesi
  • Teknolojik Bilginin ticarileştirilmesi
  • Ar-Ge’ye yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılması
  • Ar-Ge Personeli ve nitelikli iş gücünün arttırılması sağlamak ve teşvik etmek

Ar-Ge Merkezi İçin Bakanlık Başvuru Süreci Nasıl İşler?

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri birimi üzerinden online bir başvuru ile süreci başlatmak oldukça kolay ve sistematik. Ardından başvuru yapan markanın  Yönetmeliğin 20. Maddesindeki koşulları sağlayıp sağlamadığına bakılıyor. Eğer bu koşullar sağlanıyorsa hazırlayacağınız dosya, Bakanlık tarafından hemen ön incelemeye alınıyor. Sonrasında ise; Bakanlığın belirlediği “Değerlendirme ve Denetim Komisyonu”nun Ar-Ge Merkezinizi ziyaret ve izleme süreçleri başlar. Ar-Ge Merkezlerinde yürütülen faaliyetlere göre Komisyon, bu Merkezi onaylar ya da koşulların geliştirilmesi için bir süre vererek Merkezi takibe alır.  

Etiketler: ,

Yorumlar kapalı.