KAYSERİ ASANSÖR TARİHİNİ YAZAN ÖNEMLİ İSİMLER

NECDET ÖNER

SHİND ASANSÖR KURUCUSU

1949 Ankara doğumlu olan Necdet Öner, yolunun 1975 yılında Kayseri’ye düşmesi ile eslek hayatını burada devam ettirerek 45 senedir SHİND markasıyla hizmet veriyor. Artık oğlu Erdener Öner ve kızı Müge Öner’in yönetimindeki şirketin usta eğitimlerini ise diğer montörlerle birlikte Necdet Öner veriyor. 

 

Asansör ile nasıl tanıştınız? Mesleğe başlamanız nasıl oldu?

Bizim başladığımız 1970 yılında biz asansör nedir bilmezdik. Ancak televizyonlarda görürsek o kadardı. Öyle Asansörcü olmak da kolay değildi. Sadece yabancı markalar vardı ve girmek için torpile ihtiyaç vardı. 1971 senesinde askerden geldiğimde, abimin bacanağı Ankara’da Alman Hausan firmasında çalışıyordu. Onun aracılığıyla sınav açılacağını duyduk. 50-100 kişilik bir başvuran ile birlikte imtihanlara girdik. 1971’de Ankara’da Husan’da yardımcı eleman olarak başladım. Öyle şimdiki gibi hemen usta olamazdık. Uzun yıllar yardımcılık yapardık. Onun ardından yeterli görülürsek bizi usta yaparlar ve tek başımıza montaja yollarlardı. Bir kaç yıl sonra Kayseri’de yapılan işlerin birinde usta işi yarım bırakıp gitmiş. Firma beni onun yerine Kayseri’ye gönderdi. Yarım işi bitirmek için Kayseri’ye geldim ve uzun süre kaldım. Firma benim yaptığım montajı gördükten sonra Hausan’ın Kayseri Bölge Montörlüğüne terfi ettirdiler. 1977’de Hauson firmasının dağılmasıyla ben de SHİND asansörlerini kurdum. O zaman patronlarım yerli isim koyma, müteahhitlerden iş alamazsın dediler. Biz de onların sözüne uyduk SHIND ismi ile kaldık ve Kayseri’de kendi firmamızla yola devam ettik.

 

“Yaptığım ilk asansör  sökülürken çok duygulandım”

Kayseri’de ilk işinizi hatırlıyor musunuz?

İlk olarak Fuzili apartmanını yaptım.  O zamanlar Kayseri’deki tek büyük bir binaydı. Yaptığım bir başka çok eski asansörü ise çocuklar daha yenilerde söktü. Yönetmeliğe uymadığı için söküldü, yoksa tıkır tıkır çalışıyordu hâlâ. O sökülürken çok duygulandım çünkü çıkartırken gövdesi kırılmış. Tahta kabindi, çürümüş tabi, çıkartırken de dağılmış. Ama yaptığım ilk asansörü öyle görünce çok üzüldüm.

 

“Eskiden usta değil, sanatkâr yetişirdi”

Sizin dönemizdeki sektör ile şimdiyi kıyaslarsanız neler söylersiniz?

Ben Kayseri’de çok fazla sanatkâr yetiştirdim. Şimdi yetiştirdiğim o sanatkârların hepsinin fabrikaları, montaj firmaları var . Biz sanatkâr derdik ustaya. Çünkü eskiden usta değil sanatkâr yetişirdi. Uzun dönem çıraklıklar olurdu, ustalığını sonra alırdın. Şimdi iki gün senin yanında duruyor, üçüncü gün dükkan açıyorlar. Öğreneceğimi öğrendim diyor. Ama daha benim bile bu yaşımda öğrenecek çok şeyim var. Şimdiki ustalar eski asansörleri görünce hayret ediyorlar. Çünkü bizim kurduğumuz eski asansörler 1mm hatayı kabul etmezdi. 1mm dahi hata olsa söküp yeniden yapardık.

 

“Bir asansörcü için para kazanmak değil itibar kazanmak önemli olmalı”

Sektördeki montörlere ustalara en önemli tavsiyeleriniz neler olur?

Birinci olarak söyleyeceğim öncelikle güvenlik. Güvenlik konusunda disiplini elden bırakmasınlar. İskele kurmayan müteahhitler var, buna itiraz etmeliler. Montajcı da gittiğinde güvenlikli bir biçimde çalışmıyor. Ben bunları gördükçe çok üzülüyorum. 50 senedir bu işi yapıyorum ne kendimin ne de yanımda çalışan tek birinin burnu dahi kanamadı. Çok şükür firma olarak tek bir kazamız yok. Benim meslektaşlarımıza tavsiyem, sürekli işçilerin başında kontrollü olmaları, tedbiri elden bırakmamaları. Eğer yanında çalışan işçinin montaja kabiliyeti varsa ustalığa terfi ettirsinler, kabiliyeti yoksa yardımcı olarak devam etsin. İki günde usta olunmasına da karşıyım ben.  İkinci olarak ise şunu unutmasınlar ki; Asansör toplumun malıdır. O yüzden kaliteden ödün vermemeliyiz. Malzemeden kısayım kâr edeyim yoluna gitmemeliyiz. Bir asansörcü için para kazanmak değil itibar kazanmak önemli olmalı.

ERDENER ÖNER – SHİND ASANSÖR GENEL MÜDÜRÜ

“Böyle bir usta ile çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum”

Necdet Öner’in oğlu olan Erdener Öner, babası gibi bir usta ile çalışıp mesleği ondan öğrendiği  için kendisini şanslı hissettiğini dile getiriyor:

“Babam aynı zamanda ustam, ondan mesleğimiz adına çok şey öğrendim. Böyle bir usta ile çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çocukken yanında çırak olarak başladım. 10 sene çıraklık yaptım, ardından usta oldum. Biz şirket olarak gelenekçi bir yapıdayız. Çok sıkı bir biçimde her hafta güvenlik eğitimleri veririz. Babam  eğitimlerin başındadır ve hâlâ elemanlarımızı da kendi yetiştiriyor. İş güvenliği bizim için çok önemlidir.”

“Biz Kardeş gibiydik”

“Beni tanıyan dostlarım arasınlar!”

Kayserinin en eski ve yetkin ustalarından Necdet Öner’in bizlerden bir de ricası var: “Mesleğe ilk başladığımız yıllarda beraber çalıştığımız arkadaşlarıma ulaşamıyorum. Bu dergide beni okuyan, gören arkadaşların beni arasın bulsun. Biz eskiden meslek arkadaşlarımızla kardeş gibiydik. Hepsi benim için çok kıymetli. Yolu Kayseri’ye düşen herkesi beklerim” diyor.

Etiketler: ,

Yorumlar kapalı.