KALİTENİN TEKNOLOJİ İLE EVRİMİ

Kürşat Kızılkaya
Merih Asansör Kalite Güvence Müdürü

Günümüzde kuruluşların stratejik kavramları arasında yer alan kalite, tüketiciler tarafından tercihleri belirleyen ana unsurlardan biri haline gelmiştir. Bu kavrama klasik anlamda yaklaşıldığında, standartlara uyum ya da tüketici beklentilerine uygunluk olarak ele alınmaktadır. Günümüzde ise, kalite kavramı bu tanımlara sığmayacak derecede yeni boyutlar kazanmış olup günlük uygulamalardaki dağınıklığından kurtarılmış, dar tanımlama kalıplarından çıkarılmış, esnek ve dinamik bir çerçeve içine yerleştirilmiştir.

Bir kuruluş için en önemli unsurlardan bir tanesi müşteridir. Çok geniş seçme şansına sahip müşterilere hızlı, sürekli ve kusursuz hizmet sunmak zorunlu hale gelmiştir. Ortaya çıkan bu durum rekabeti doğurmuştur. Rekabet, hem sunulan ürün ya da hizmetin daha ucuz, hem de daha fonksiyonel yani kullanıcı beklentilerini tam karşılıyor olması zorunluluğunu gerektirmektedir. 

Üretimin tüm aşamalarına girdi olan müşteri taleplerinin çok iyi algılanması, üretilenin satılması değil, satılabileni üretir hale getirmiştir.

SIFIR HATA İÇİN RİSK VE SÜREÇ YÖNETİMİ

Ürün veya hizmet sunumunun tüm aşamalarını belirleyerek her defasında aynı kalitede çıktının elde edilmesi süreç ve risk yönetimi ile mümkün kılınmaktadır. Ön görülebilen risklerin kabul edilebilir seviyelere indirgenmesi için iş süreçlerinin sürekli olarak iyileştirilmesi gerekmektedir. Üretim ve hizmet sunumun tüm aşamalarında değişkenlerin dinamik olarak yönetilmesi, hataların tespiti ve kaynağında çözülmesi ile sıfır hataya ulaşılabilecek, dolayısıyla kaynak kayıplarını ortadan kaldıracaktır. 

Devinim esnasında işlenen bu değişkenlere ait olan kritik bilgilerin, kontrolü gerçekleştirecek olan kullanıcıya anlık olarak erişimi sağlanmaktadır. Bu da şekil 1.’de görüldüğü üzere operasyon ve bilgi teknolojilerinin günümüzde geldiği nokta olan ERP (Enterprise Resource Planning) sistemleriyle mümkün kılınabilmektedir. Erişimin sürdürülebilirliği için veri akışının olduğu iş süreçleri standartlaştırılmalıdır.

pastedGraphic.png

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Uluslararası standartlar ve kuruluş iç yönetmelikleri sürdürülebilirlik çabalarına çerçeve sağlamada önemlidir. Kuruluş, ürün ve hizmetlerin şartlara uygunluğunu doğrulamak amacıyla izleme ve ölçme metodolojileri kullandığında, geçerli ve güvenilir sonuçları güvence altına almak için ihtiyaç duyulan kaynakları tayin ve tedarik etmelidir. 

Değişen ve gelişen küresel üretkenlik, Endüstri 4.0 rüzgarını da arkasına alarak, 2030 yılına kadar üretim paradigmasını tam olarak değiştirmeyebilirken [1], daha yüksek müşteri memnuniyeti, kalite, yenilikçilik ve çeviklikten, daha iyi ekonomi ve değer yaratmaya kadar tüm etkenleri ele alacaktır. Sürdürülebilirliğin sağlanması için kullanılan 5S (Keizen), 8D (Problem Çözme Metodolojisi), Kalite Çemberleri, TPM (Total Productive Maintenance) vs. metodolojilerinin üretmiş olduğu veriler, ERP sisteminde işlenerek biyonik hale gelecektir. Canlı olarak yaşayan bu veriler, mekanik sistemlere yön vererek kalitede, güvenceyi sağlayacaktır. Bu durum, verilerin genelleme ve yorumdan uzak, somut değerler ifade etmesini sağlayacaktır. Böylece ortaya konulan bilgiler bir değer ifade edecek, bilginin sağlıklı aktarılması ve kişisel uygulama farklılıklarının ortadan kalkması için standartlaşma sağlanabilecektir.

[1]: Factory of the Year, Global Excellence in Operations, A.T. Kearney 2010–2015. 

DİJİTALLEŞME

Teknolojik gelişmenin şu anki hızı, insanların yaşadığı ve çalıştığı alan üzerinde büyük değişiklikler yapmaktadır. Dördüncü Sanayi Devrimi’nin Teknolojileri, küresel üretim sistemlerinin fiziksel, dijital ve biyolojik alanları arasındaki sınırları ortadan kaldırmaktadır. Bu teknolojilerin gerçek değer yaratabilmesi için oluşan verilerin anlamlı bir bütün oluşturması gerekmektedir. Bu aşamada IoT (Internet of Things) sistemleri mekanik ya da sanal sistemlerden gelen canlı verileri biyonik hale dönüştürmektedir.

Öncelenmiş bir yaklaşım ile, kalite metodolojileri kullanılarak hatayı doğurabilecek risklerin tespiti ve ortadan kaldırılması mümkündür. Bu tip yaklaşımlar, ürünün kalitesine ait bilginin yalınlaşarak kalıcı çözümler yaratılması noktasında dinamiklik sağlamaktadır.

 Dijital dönüşüm çalışmaları, denklemin “insan” tarafına yoğun yatırım yapar ve projenin en başından itibaren kurum kültürüyle ve iş yapma biçimleriyle eş zamanlı gerçekleşecek organik bir değişimi zaruri kılar.

Yorumlar kapalı.