UZMAN BAKIŞI #YAZARLAR

VERGİSEL AÇIDAN TİCARİ VE BİNEK OTOMOBİLLERE BAKIŞ

Ali YILMAZ

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

alyilmaz@gmail.com

 

 

VERGİSEL AÇIDAN TİCARİ VE BİNEK OTOMOBİLLERE BAKIŞ

Neredeyse tüm vergi mükelleflerinin ortak bir sorusu vardır; “araç alacağım, ticari mi yoksa binek araç mı alayım?” Bu sonun cevabı için önce iki araç türü arasındaki farkı açıkladıktan sonra artıları ve eksileri üzerinden genel bir değerlendirme yapmaya çalışacağız.

 

TİCARİ VE BİNEK OTOMOBİL AYRIMI

Öncelikle ticari araç ile binek otomobili kavramlarını ne anlama gelmektedir, buna bakalım. Uluslararası ticarette malların tanımını ve ayrımını yapmak amacıyla kullanılan ve her ülkede aynı olan Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu Numarası (G.T.İ.P. No.), araçların ticari ve binek olarak belirlenmesinde referanstır.

Karayolları Trafik Kanunu’na göre düzenlenmiş olan motorlu taşıtlara ait ruhsatlarda her ne kadar Otomobil veya Kamyonet olarak işaretlenmiş dahi olsa aldığınız taşıtın cinsini belirlemek için G.T.İ.P. Numarasına ihtiyaç duymaktayız.

Genel olarak 87.03 G.T.İ.P. Numaralı taşıtlar Binek otomobili, 87.04 G.T.İ.P. Numaralı taşıtlar ise Ticari taşıtları işaret etmektedir.

8 seri no.lu Gümrük Genel Tebliği’nde 87.03 no.lu tarife pozisyonunda “Binek otomobiller ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar”  ifadesi yer almaktadır. Şoför dâhil 9 kişiye kadar insan taşımak üzere üretilmiş araçlar bu tanımlamaya girmektedirler.

87.03 tarife pozisyonundaki araçlar; sedan, coupe, hatchback, station wagon, limuzin, spor veya yarış arabası tipi otomobiller ile çift sıra koltuklu panelvanlar, jipler ve küçük kasalı arazi taşıtları olarak belirtilmiştir.

Bunun yanı sıra Gümrük Müsteşarlığının 27.07.2005 tarih ve 25888 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 8 seri no.lu Gümrük Genel Tebliğinde (Tarife Sınırlandırma Kararları) 87.03 gümrük tarife istatistik pozisyonu (G.T.İ.P.) numarasına göre binek araç olarak değerIendirilebilmesi için şu koşulları taşıması gerekmektedir:

  • Şoför ve ön yolcu bölümündeki araç içi konfor özellikleri ve iç döşemeleri araç iç kısmının her tarafından aynı olan,
  • Arka kısımda emniyet kemeri montajı için sabit tertibat bulunan,
  • Şoför ve ön yolcu bölümü ile yük ve insan taşınan arka bölüm arasında bir bariyer veya panel bulunmayanlar.

Bu uygulamaya göre; Doblo, Connect, Kango, Combo, Partner, Caddy, Transporter, Starex gibi hafif ticari araçlar için cins belirlemesi açısından özellik arz etmektedir. Hafif ticari araçların binek araç olarak değerlendirilebilmesi için şoför mahallinin arkasında koltuk veya cam bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Bu durumda, şoför mahallinin arkasında koltuk veya cam bulunup hem yolcu hem de yük taşıyabilen araçlar binek araç olarak sayılmaktadır.

Yukarıda binek araç olarak sayılan hafif ticari araçların, ilgili tebliğde belirtilen özellikleri taşımaması durumunda, ticari araç olarak sayılmaları ve muhasebesel uygulamalarının buna göre yapılması gerekmektedir.

2 Seri no.lu Gümrük Genel Tebliği ekindeki 87.03 tarife pozisyonu ile ilgili açıklama notlarında, şoför kısmının arkasındaki bölümde emniyet kemeri bulunmayan, bu bölümde yer alan koltukları sabit olmayan, sadece önde iki koltuğu olan, arkadaki yan camları kapalı olan, kapalı kasalı ve şoför sırası ile arkadaki bölüm arasında sabit bir panel veya ağdan yapılmış bariyer olan panelvan, pikap vb. türü araçlar (Palio van, Clio van, Corsa van, Matrix Space; Citan, Connect, Combo, Partner, Berlingo, Caddy, Vaneo, Fiorino, Bipper, Doblo, Kango, Traffic Express; Starex, Master, Traffic, Transit, Vito, Viano, Transporter, Caravelle, Jumpy, Ducato, Boxer vb.) 87.04 tarife pozisyonunda kamyonet olarak sınıflandırılmıştır.

Buna göre, ticari faaliyet kapsamındaki sıfır otomobiller ve ikinci el olup olmadığına bakılmaksızın otobüs, midibüs, minibüs, kamyon, kamyonet, tır gibi araçlar için % 18 oranında KDV hesaplanacaktır.

Motorlu kara taşıtları ile ilgili olarak cins belirlemesini yaptıktan sonra ticaret şirketleri ve işletmelerin sahip olduğu ticari ve binek otomobillerden alınan ÖTV, (Özel Tüketim Vergisi) KDV, (Katma Değer Vergisi) ve MTV’nin (Motorlu Taşıt Vergisi) durumu, satışlarındaki KDV oranları ile amortisman mevzuunu değerlendirelim.

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ (ÖTV) AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

ÖTV, ilk araç alımlarında bir defaya mahsus olarak ödenen bir vergidir. ÖTV oranı, aracın cinsi, özellikleri gibi farklı tanımlamalara göre kanunlarla belirlenmiştir.

Hem ticari ve hem de binek otomobiller için ödenen ÖTV, aracın cinsine göre vergisel işlemlerde benzerlikler göstermektedir.

  1. Binek Otomobiller Açısından Değerlendirme:

VUK 269’ a göre taşıtlar, gayrimenkuller gibi maliyet bedeli ile değerlenir.

 

Yine aynı Kanunun gayrimenkullerin maliyet bedeli ile ilgili açıklamayı yapan 270. Maddesine göre: “Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.” denilmektedir.

 

Bu düzenlemeye göre ilk araç alımlarında bir defaya mahsus olarak ödenen ÖTV’yi doğrudan gider yazmak ya da taşıtın maliyete yüklemek sureti ile amortismana tabi tutmak mükellefin seçimine bırakılmıştır.

 

  1. Ticari Otomobiller Açısından Değerlendirme:

Ticari otomobiller açısından da yukarıda anlatılanların aynısı geçerlidir. Yani ÖTV’yi doğrudan gider yazmak ya da taşıtın maliyetine yüklemek sureti ile amortismana tabi tutmak mükellefin tercihine bağlıdır.

Bu açıdan bakıldığında aracın ilk alımında bir defaya mahsus ödenen ÖTV ile sınırlı olarak, taşıtın ticari veya binek olması arasında bir fark yoktur.

Her iki cins taşıt için de vergi mükellefleri ödedikleri ÖTV’yi doğrudan gider yazmak ya da taşıtın maliyetine yüklemek sureti ile amortismana tabi tutmak arasında tercih kullanabileceklerdir.

KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

Yukarıda ÖTV ile ilgili değerlendirme yapılırken alınan taşıtın ticari veya binek olması arasında esasen bir farklılaşma olmadığını gördük.

Ancak KDV konusunda durum farklıdır. KDV açısından vergisel işlemler, aracın cinsine göre değişiklik göstermektedir.

Öncelikle araç alım-satımındaki KDV irdelenmelidir.

Ticaret şirketleri, işletmeler ve KDV mükellefi olmayan vatandaşlar tarafından ilk sıfır binek veya ticari araç alımlarında ödenen KDV %18’dir.

Vergi mükellefi olmayan vatandaşların kullanılmış binek araç satışı, KDV’nin konusuna girmediğinden, doğal olarak bu satışlarda KDV hesaplanmayacaktır.

Ticaret şirketleri ve işletmelerin kullanılmış ikinci el binek oto satışlarındaki hesaplanan KDV oranı %1, ticari araç satışlarındaki KDV oranı ise %18 olacaktır.

Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların araç satışları ise aracın cinsinden bağımsız olarak %18 KDV’ye tabidir.

Örnek olarak; araç kiralama işi ile uğraşan ve vergi mükellefi olan ABC ARAÇ KİRALAMA LTD.ŞTİ., kiralama faaliyetinde kullandığı bir taşıtı satarken, taşıtın ticari veya binek olmasına bakmaksızın %18 KDV hesaplayacaktır. Ancak araç kiralama faaliyeti yürütmeyen ve vergi mükellefi olan DEF PAZARLAMA LTD.ŞTİ. ise sattığı ikinci el niteliğindeki ticari araç için %18 KDV hesaplarken, binek araç için %1 KDV hesaplayacaktır.

Alımlarda ödenen KDV’nin indirilip indirilemeyeceği hususu ise ikinci konumuzdur.

Binek otomobiller açısından bakıldığında; KDV Kanunu’nun İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi başlıklı 30. Maddesi’nin b fıkrasına göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şeklerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerin alış vesikalarında gösterilen KDV indirim konusu yapılamaz.

Daha anlaşılır bir ifade ile; yürütmekte olunan ticari faaliyet, kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şeklerde işletilmesi işi değil ise, araç alımında ödenen KDV, indirim konusu yapılamamaktadır.

Ticari otomobiller açısından bakıldığında ise; KDV Kanunu’nun 29.Maddesi çerçevesinde, araç alımında ödenen KDV indirim konusu yapılabilmektedir.

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ (MTV) AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

Yine araçlar için ödenen Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) de aracın cinsine göre vergisel anlamda değişiklik arz etmektedir.

197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinde, ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopter ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç olmak üzere, bu kanunun I, ve IV sayılı tarifelerinde yer alan taşıtlardan alınan (örneğin; otomobil, motosiklet, uçak, helikopter vb.) motorlu taşıtlar vergisi ve cezalar ile gecikme zamları, gelir ve kurumlar vergileri matrahının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Dolayısıyla, sadece taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri binek otomobillere ait ödenen MTV’nin gider olarak dikkate alınabileceği, bunun dışındaki binek otomobiller için ödenen MTV’lerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacağı tabiidir.

Ticari otomobiller açısından ise; Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nda ticari araçlar için ödenen MTV’lerin gider yazılmasını engelleyecek bir düzenleme olmadığından aktife kayıtlı ticari araçlar için ödenen Motorlu Taşıtlar Vergileri gider olarak dikkate alınabilecektir.

 

AMORTİSMAN YOLU İLE GİDERLEŞTİRME

Amortisman, genel olarak, geçmiş yıllardan devralınan mallarda meydana gelen aşınma ve eskimenin parasal değeridir.

Vergi Usûl Kanunu’na göre; İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.

Teknik olarak amortisman kavramını tanımladıktan sonra daha anlaşılır olarak ifade etmek gerekirse; İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan her türlü alet, edevat, demirbaş ve sair değerler, kanunla belirlenen süreler içerisinde peyderpey giderleştirilmek suretiyle itfa edilirler. Amortisman uygulamasında, hangi iktisadi kıymetin kaç yıl faydalı ömrü bulunduğu ve hangi yöntemle giderleştirilmesi gerektiği kanunlarla belirlenmiştir. Özellik arz eden durumlar dışında bu oran ve yöntemlerin dışına çıkılamaz.

Konumuz olan taşıtlar için amortisman süresi 5 yıl yani amortisman oranı olarak %20 oran olarak belirlenmiştir. Bu ifade şu anlama gelmektedir; İşletmenin aktifinde kayıtlı olan bir taşıtın kayıtlı olan değeri, 5 yıl içerisinde giderleştirilebilecektir.

Amortisman kavramını tanımladıktan sonra ticari ve binek otomobiller için amortisman uygulamasına değinelim:

VUK (Vergi Usûl Kanunu) nun 320. maddesi gereği, Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir. Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.

Ticari otomobiller açısından amortismanlarda herhangi bir sınırlama bulunmadığından, kıst amortisman uygulaması olmaksızın hesaplama yapılabilecek, aktif değeri üzerinden yıl içerisinde hangi tarihte alındığına bakılmaksızın 5 yıl üzerinden amortisman uygulanabilecektir.

Örnek olarak; DEF PAZARLAMA LTD.ŞTİ., 10.05.2019 tarihinde pazarlama departmanında kullanılmak üzere bir adet binek otomobili almıştır. Alınan binek otomobilin alımında ödenen vergiler ve araç bedeli aşağıdaki gibidir:

ARAÇ BEDELİ

120.000,00-TL

ÖTV (%30)

36.000,00-TL

KDV (%18)

28.080,00-TL


DEF PAZARLAMA LTD.ŞTİ., araç bedeli olan 120.000,00-TL’yi 254 kodlu Taşıtlar hesabında aktifleştirecek ve amortismana tabi tutacaktır. Amortisman yöntemi olarak, aracın binek otomobili olması nedeniyle kıst amortisman yöntemi uygulanacak ve araç bedeli olan 120.000,00-TL, %20 oranında amortisman ayırarak 5 yıl içerisinde giderleştirilecektir.

((120.000,00-TL/5 Yıl)/12 Ay) formülü ile aylık amortisman tutarı olan 2.000,00-TL bulunur. Araç Mayıs ayında alındığı için, Mayıs ayından Aralık Ayına kadar 8 aylık gider, aracın alındığı yıla ait amortisman gideri olacaktır. Sonraki yıllar için de aynı şekilde hesaplama yapılacaktır. 5. Yıl ise aracın kalan net değeri amortisman gideri olarak nazara alınacaktır.

I.Yıl – 2019 Yılı Amortisman Gideri:            16.000,00-TL
II.Yıl – 2020 Yılı Amortisman Gideri:          24.000,00-TL
III. Yıl – 2021 Yılı Amortisman Gideri:        24.000,00-TL
IV.Yıl – 2022 Yılı Amortisman Gideri:         24.000,00-TL
V.Yıl – 2023 Yılı Amortisman Gideri:          32.000,00-TL
Toplam:                                     120.000,00-TL

Ayrıca DEF PAZARLAMA LTD.ŞTİ., araç alımında ödediği ÖTV ve KDV tutarlarını doğrudan gider yazarak Kurumlar Vergisi hesaplamasında 64.080,00-TL’yi matrahtan düşmeyi tercih etmiştir.

Eğer bu binek araç alımını ABC ARAÇ KİRALAMA LTD.ŞTİ. yapmış olsaydı ve aldığı aracı kiralama faaliyetinde kullansaydı, 2019 ve sonrasındaki yıllar için kullanacağı amortisman gideri yıllık 24.000,00-TL olacaktı. Ayrıca araç alımında ödediği ÖTV’yi tıpkı DEF PAZARLAMA LTD.ŞTİ. gibi kurumlar Vergisinin hesaplanmasında gider olarak dikkate alabilecek, ancak farklı olarak, ödediği KDV’yi gider olarak kullanmayacak, KDV indirimi olarak dikkate alacaktı.

Binek ve ticari otomobillerin vergi kanunları açısından tüm yönleriyle ele alınması suretiyle, tereddüt edilen hususlarla ilgili açıklama yapılmaya çalışılmış olup, işletmenizin vergisel ve hukuki durumları farklılık gösterebileceği için, işlem yapmadan önce mutlaka mali müşavirinizin bilgisini almanız önemlidir. Açıklamalar, genel yasal mevzuat çerçevesinde yapılmış olup, dönemsel olarak KDV ve diğer vergi oranlarında yapılan geçici düzenlemeler dikkate alınmamıştır. Hâlihazırda araç alımlarında ve satışlarında hesaplanan KDV oranları geçici düzenleme ile değiştirilmiş olup, düzenleme geçici olduğu için yazımızda değinilmemiştir.