YERYÜZÜ CENNETİ YEDİGÖLLER

nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar

Atilla İlhan

Aslında bu yazı için sadece Atilla İlhan’ın dizileri yeterdi… Çünkü Yedigöller deyince, doğanın uyuyan gözleri sarı yapraklar ve en güzel tonlarıyla baharı bekleyen dinginliği, bizi usul usul geçen zamanda eşsiz manzaralarıyla kaybolmaya davet ediyor bile… 

Sonbaharın gelmesiyle uykuya geçen doğanın en güzel anlarını, “Özel Mesai / Gezi” köşemize ayırarak, yoğun iş temposundan kaçıp bir hafta sonu kaçamağı yapmak isteyen gezginlere ayırdık. Uykuya dalan doğanın, ülkemizdeki en eşsiz manzaralarını bulabileceğiniz adeta bir yeryüzü cenneti olan Yedigöller, hem gölleri hem de binbir çeşit ağaç ve bitki popülasyonu ile sarı, uçsuz bucaksız bir deniz gibi sizi sarıp sarmalamak için kendine çağırıyor… 

Büyük şehirlerin pek çoğundan ulaşım olan Yedigöller, yakın olmasına rağmen belki de pek çoğumuzun gitmediği bir yer. Çünkü oldukça engebeli ve zor yollardan ulaşım sağlanıyor. Bunu göze almak için yaz mevsimini tercih edenler çok, ancak sonbaharın oluşturduğu bu sarı sıcak renkleri yerinde görmek isteyen gezi severler için sanırım bu engebelli yollar çok da sorun olmayacaktır.

Milli parka girer girmez, heyelanlarla oluşmuş gölleri ve büyük gövdeleri ile zamana meydan okuyan ağaç popülasyonu görenler için burası; “onca yola değdi” dedirten cinsten… 1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmış. Havza; kayan kütlelerin, vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m mesafede sıralanmış 7 gölden oluşuyor.

Bu yeryüzü cennetine adını veren göller ise; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl.  Büyükgöl aynı zamanda, Yedigöller’de canlı alabalık yetiştirilmesi için kullanılan önemli bir üretme istasyonu. Ülkemizde ilk alabalık üretme istasyonu olarak 1969 yılında kurulmuş. 

Kayın, çam, keçi söğüdü,  titrek kavak, yabani kiraz, yaparaklı üvez, dişbudak gibi ağaçların dışında önemli bitki türlerinin çeşitlerini de Yedigöller’de görebilirsiniz. Keza; zambak, sıklamen, çiğdem , orkide gibi zor rastlanan türler dahil  236 çeşit bitki türüne sahip dünyada ender rastlanan bölgelerden biri. Porsuk gibi nesli azalmakta olan bitki türleri de burada mevcut…

Türkiye’nin doğal olarak kalabilmiş ender ormanlık alanlarından Yedigöller’de ölen ağaçlar da mevcut, ancak bunlar kesilmiyor. Doğal biyolojik çeşitliliği sağlaması için ormandaki mevcudiyetlerini koruyorlar…

Nasıl Gidilir?

Milli park özelliği taşıyan Yedigöller hem Ankara hem de İstanbul’a yakın ve bu mevsimlerde, hafta sonunu değerlendirip, yürüyüş yapmak, fotoğraf çekmek isteyenlere oldukça uygun parkurlar sunuyor. Bolu’nun 42 km. kuzeyinde Zonguldak’ın güneyinde yer alan milli parka Ankara–İstanbul karayolunun 152. km’sindeki Yeniçağa ve 190. km’sindeki Bolu’dan kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Ancak kar mevsimde Bolu–Yedigöller güzergâhı karla kapalı olduğundan ulaşım, Yeniçağa–Mengen–Yazıcık veya Devrek- Yazıcık üzerinden yapılabiliyor.

Mutlaka Görün…

Büyük bir alana yayılan parkın hakkı bir kaç günlük gezi ile ancak verilebilir. Ama kısa süreli gezilerde, mutlaka görmenizi tavsiye edebileceğim yerler var. Mesela milli parkın güneyinde yer alan Kapankaya Tepesi…. Seyir terası olan Kapankaya’dan manzarayı seyretmek, termosunuza hazırladığınız kahveniz ya da çayınızla özellikle tavsiyemdir…Geyik üretim alanı, şelaleler ve dilek çeşmesi  de ziyaretinizde atlamamanız gereken yerlerden.

Nerede Kalınır ?

Milli park içinde  18 üniteden oluşan toplam 72 yataklı bungalov evlerde konaklama ve restoran hizmeti bulunuyor. Bunun dışında çadırınızı yüklenip kamp kurabilirsiniz ancak yabani hayvanlara ve doğaya zarar vermeyecek şekilde… Kır gazinosu ve küçük bir kantin de kampçıların ihtiyaçları için hazır bulunuyor. Ama özellikle bu dönemlerde yanınıza her türlü ihtiyacınızı alıp gitmenizde fayda var. Çünkü mevsim koşulları gereği bazen kantine ulaşmak bile zor olabiliyor.

Fotoğraf Sanatçısı:  Gülcan Acar
Etiketler:

Yorumlar kapalı.