HAMBURG’U KEŞFET… KANALLARIN BİRBİRİNE BAĞLADIĞI KIRMIZI EVLERİN BÜYÜSÜ…

ÖZEL MESAİ / GEZİ

Yazı-Fotoğraf: Gelince Anlatırız

@gelinceanlatiriz

Elif K. Dinç & Seçkin Dinç
@gelinceanlatiriz

Öyle bir şehir düşünün ki; eski, yeni tüm binaları kırmızı tuğlalarla kaplı olsun… Bu binaların aralarından sayısız kanal geçsin ve toplam iki bin üç yüz köprü ile tüm kapıları birbirine bağlansın… Burası, her köprüsünde durup, her açıdan mükemmel evlerini izlemekten kendinizi alamayacağınız Almanya’nın kuzey kenti Hamburg… Kanallarla birbirine bağlanan şehir, geçmişten günümüze  Orta ve Kuzey Avrupa’yı birbirine bağlayan önemli bir ticaret ağının da merkezi olmuş…

Hamburg, Almanya’nın Berlin’den sonraki en büyük kenti olmakla birlikte Avrupa’nın da en büyük ikinci liman kenti… Şehrin içinden geçen kanalları ile deniz ticaretinin kalbi olmuş… Ve Türkiye’den her gün birçok uçuş ile bu şehre ulaşmanız mümkün. Üç dört günlük bir tatil sonrası sizi kendine bağlayacak ve bu şehre yeniden gelmek için fırsat yaratacağınız konusunda ise hiç şüphe yok…

Şehrin Kalbi Rathaus Meydanı ve Jungfernsteig

Rathaus Meydanı, görkemli belediye binası ve 1846’da yapılmış Mellin Passage ve Alsterarkaden geçidinin büyüsü ile sizi içine çekiyor. Bu meydan şehirde birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Meydan’a bağlanan birçok sokağı ve küçük pasajları ile de Hamburg’da lüks alışverişin merkezi.

Jungfernsteig, Hamburg’un büyük  merkez caddesi ve tam olarak da şehrin göbeği diyebiliriz. Buradan Alster Gölü’ne bir selam verip Lombardsbrücke ve Kennedybrücke’e doğru gölün kenarında yürümek bu köprülerden gölü seyretmek paha biçilemez. Buradan en meşhur alışveriş caddesi olan Neuer Wall’a geçip alışverişinizi yaptıktan sonra yemek ya da kahve molası vermek için bolca seçeneğiniz olacak.

Speicherstadt

Şehrin En Büyüleyici Noktası Speicherstadt

Speicherstadt, tuğladan yapılma Hamburg mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğiniz bir bölge. Burada pek çok eski ambarın günümüzde çok şık restoranlara, kafelere, sanat evlerine ve müzelere dönüştürülmüş restorasyonlarını görebilir, mekanların sizi çok eski zamanlara götüren havasıyla, adeta görsel bir şölen yaşayabilirsiniz. Hamburg’u Hamburg yapan ve özellikle fotoğraf severlerin bolca vakit geçirebileceği bölgenin burası olduğunu söylemek de yanlış olmaz. Fotoğraf tutkunları için ufak bir ipucu; Hamburg’un en  güzel fotoğraflarını Poggenmühlen-Brücke üzerinden çekebilirsiniz. Bu bölge aynı zamanda Miniatur Wunderland’e de ev sahipliği yapıyor. Size burada iki mekân tavsiye edebilirim. Bunlardan ilki; kahve severler için Kafferösterei Speischerstadt olacak. Mükemmel kavrulmuş kahveleri ve yöresel tatlılarıyla öğleden sonra mola vermek için ideal nokta. Diğeri ise; Poggenmühlen-Brücke köprüsünden seyrettiğiniz restoran ve çay evi Wasserschloss. Burada bir şeyler yemek istiyorsanız mutlaka rezervasyon yaptırınız.

Şehrin Sanat Sembolü Elbphilharmonie

2017 Ocak ayında tamamlanarak konser salonu dışında otel, rezidans ve mağazalar gibi bölümleri ile de hizmete açılan Elb Filarmoni binası, ikonik tasarımı ile şehir siluetinin en önemli parçası… Önceden bilet alıp burada bu büyülü mekânın havasını solumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Eğer büyük salonda etkinlik için bilet alırsanız binayı ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Etkinlikleri tercih etmezseniz de girişten alacağınız 5 euro’luk bir biletle tüm salonları gezebilirsiniz. Bir diğer seçenek ise zaman sınırlamalı ücretsiz bilet ile Plaza kısmını gezebilir şehre bir de buranın terasından bakabilirsiniz.

Nikolaifleet Kanalı Ve Minik Amsterdam Silueti

Hamburg kanalları sebebiyle birçok kişi tarafından Amsterdam ve Venedik’e benzetiliyor olsa da bana göre bu şehrin benzerleri ile kıyaslanamayacak bambaşka bir ruhu var. Yine de bu benzetmeyi yapan gezginlere katılabileceğim tek bir yerden bahsetmek mümkün. Nikolaifleet kanalından şehre baktığınızda Amsterdam’a benzetmek mümkün olabilir. Buraya uğradığınızda kanalın arka sokağı olan Deichstrasse üzerindeki mekânlardan birinde kanala bakan pencerelerinden bu minik kartpostalı seyrederek günün tadını çıkarın. Nord Coast Coffee, İce Cream Waffle Haouse, Ti Breiszh Haus Der Bretagne burada mola verebileceğiniz en tatlı mekânlardan.

Şehrin Yenilenen Yüzü Hafencity

Şehrin en eski bölgesi ama bir yandan da aslına uygun yenilemesi ile hala gözde olan bir bölge Hafencity. Özellikle büyük firmaların merkezi haline gelen ve üniversitelerinde bulunduğu bu bölge  bir hayli hareketli. Güzel yemek yemek ve kahve içmek için seçenekler arasında karar vermek inanın sizi çok zorlayacak. Bu bölge de Denizcilik müzesi olan Internationales Maritimes Museum Hamburg yer alıyor. Kesinlikle gezmesi en eğlenceli müzelerden biri. Giriş ücreti ise 13 Euro.

“Hamburger” Olmak İçin Fischmarkt’ta Kahvaltı Zamanı

Hamburglulara Hamburger denildiğini belki duymuşsunuzdur. Tam bir Hamburglu olmak için yapılacak şey ise cumartesi günü sabah saat 5’e kadar gece hayatına dalıp ayılmak için ise burada kahvaltı etmek.

Bizim gibi turistler içinse daha hava karanlıkken sıcak yatağınızdan kalkıp 5’de yola koyulmak ve sabah sabah balıkla kahvaltı yapmak diyebiliriz… Gerçekten çok değişik bir etkinlik: bira+balık+konser ve saat sabahın altısı.  Kim gider bu saatte oraya demeyin. Meydanı gördüğünüzde bu kalabalık da ne diye şaşırıp kalıyorsunuz. Pazarda önce mezat usulü satış yapan ilginç tezgâhlar karşılıyor sizi. Balık, Sebze ve meyve, çiçek, peynir ve daha bir sürü şey. Komedyen mi pazarcı mı bilemediğimiz ve bize Neşeli Günler filmindeki Şener Şen’in canlandırdığı Ziya karakterini hatırlatan “şu elimde görmüş olduğunuz…” tarzında bir sürü ürünü sepetlere eklenerek çok ucuza satılıyorlar.

Tarihi Elb Tüneli

Fischmarkt’tan çıktınız sabah erken saatler zaten. Buralara gelmişken yapacağınız en iyi iki etkinlikten biri kesinlikle Elb Tüneli’ni gezmek. 1911 yılında yapılan, orijinal adı ile “Alter Elbtunnel” olan tünelden asansör ile yerin 23.5 metre altına inip yaya yolundan 426.5 metre yürüyerek tüneli geçiyorsunuz. Açıkçası karşı tarafa geçince yapabileceğiniz pek bir şey yok. Sadece kanalı sua altından geçme deneyimini yaşmak için yaklaşım 500 metre yürümeye değer. Tünel girişi ise ücretsiz.

Kanal Turu Yapmadan Dönmeyin

Fischmarkt’ta kahvaltınızı yaptınız, Elb Tüneli’ni ziyaret ettiniz ve buradan ayrılmadan yapılacak en güzel şey hemen önünden kanal turu için teknelere binmek olacaktır. Tüm şehri güneş batmak üzereyken bir de kanal üzerinde süzülen bir tekne aracılığı ile izlemek, sizi rüyada olduğunuza ikna edecektir. Büyülü kanallar, kırmızı tuğlalarla örülü mimarisi, hafif hafif esen rüzgârı ile Hamburg’a en güzel veda etme şekli belki de bu olsa gerek….

Etiketler: , , ,

Yorumlar kapalı.