ÇİN’DE ÜRETİP BURADA SATMA, BURADA ÜRET DÜNYAYA SAT!

Ergün Güneş

Malların, sermayenin, insanların dünya ölçeğinde hareket ettiği, ekonomide zaman ve mekân kavramlarının anlamını yitirdiği bir dünyada yaşıyoruz. ABD -Çin’e, Çin – hammadde için Afrika’ya ve Asya’ya muhtaç. Gelişmiş ülkeler Ortadoğu petrolüne, Ortadoğu gelişmiş ülkelerin teknolojisine muhtaç.


Ülkelerin kendi yağıyla kavrulduğu kapalı ekonomi dönemleri artık çok geride kaldı. Türkiye, ulusal kaynaklarının yanı sıra uluslararası kaynakları kullanmak dünya ile iç içe olmak zorunda. Böyle bir dünyada Türkiye’deki asansör sektörü elbette kendi içine kapanamaz. Kapanması beklenemez. 

Yabancı sermayeli şirketler ve çok uluslu şirketlerin ülkemizde iş yapmalarının yerli asansör sektörü açısından bir zararı yoktur. Faydası vardır. Ancak dünya asansör sektörüne yön veren çokuluslu şirketlerin ülkemizde üretim yapmak yerine Uzakdoğu’da ürettikleri asansörleri ülkemize satmaları bizim için vergi kaybı ve sektörde haksız rekabete neden olmak demektir. Yerli firmalarımızın bu rekabete dayanamaz hale gelmesi sonrasında çok uluslu şirketlerin piyasada tekel oluşturması kaçınılmazdır. Bu hem asansör sektörünün hem de nihai tüketicinin zarar görmesi demektir.

Bilindiği üzere ülkemizdeki yabancı sermayeli asansör şirketleri Türkiye’de fabrika kurmuyorlar, üretim yapmıyorlar, mülk almıyorlar, kullandıkları bilgisayarları dahi kiralamak suretiyle iş yapıyorlar. Ceketini alıp gidecek bir misafir gibi duruyor, dışardan getirdikleri malları ülkemizde satıyorlar. Biz zaten ihracat yapabilmek için ara malı ithal eden, enerjide dışa bağımlı olan, bu nedenle cari açık veren bir ülkeyiz. Bizim döviz harcamaya değil kazanmaya ihtiyacımız var, bizim işe ihtiyacımız var, bizim vergiye ihtiyacımız var.

 “Hem yabancı sermaye olsun diyorsun, hem şikâyet ediyorsun, sen ne istiyorsun?” derseniz, ben yabancı firmaların Türkiye’de üretime dönük yatırım yapmalarını, fabrika kurmalarını, yerli asansörcülerle işbirliği içinde olmalarını arzu ediyorum. Uzakdoğu’da üretip Türkiye’ye satmak yerine Türkiye’de üretip dünyaya satacak fabrika kurmalarını istiyorum. Fabrika kursunlar ki üretim, istihdam, ihracat ve vergi gelirimiz artsın. Dövizimiz artsın. Türkiye’den 4 saatlik bir uçuş mesafesi içerisinde 56 ülke, 1,6 milyarlık nüfus var. Üretmek ve satmak için buradan daha avantajlı ülke mi var? 

Ülkemizin potansiyelinin uluslararası firmaların iştahını kabarttığı bir dönemde yaşıyoruz. Bizim muhakkak yerli asansör sektörünü korumamız gerekiyor. Yerliyi koru, yerli ürün kullan, tekelleşmeyi önle! Bunları devlet yapacak bir de sektör içinde yer alan unsurların yapması gerekenler vardır. Bunların neler olduğu Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Asansör Şubesinin her yıl güncellediği asansör sektörü raporunda yer almaktadır. Bakanlık bürokrasisinin sektörü yakından takip ettiğini gösteren bu raporların 2018 yılına ait olanında, Türk asansör sektörü içerisinde yer alan unsurların bir araya gelerek işbirliği ve güç birliği oluşturmasının artık kaçınılmaz bir durum olduğu belirtilmektedir.

Sektör mensuplarının, bu raporda dile getirilen ortak tedarik, ortak tasarım, ortak pazarlama, ortak laboratuvar, ortak imalat, ortak hizmet sunumu ve ortak imalata yönelik çalışmalarda bulunulması çağrısına kulak vermeleri dilerim.

Yorumlar kapalı.