ASFED LİDERLİĞİNDE MARKALAŞMA ÇALIŞMALALARI BAŞLIYOR

ASFED, SEKTÖR TEMSİLCİLERİNE ÇAĞRIDA BULUNDU;

“ULUSLARARASI YERLİ BİR MARKA İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞMALIYIZ”

ASFED, asansör sektöründe yerli markaların geleceği konusunda uzun süredir yürüttüğü çalışmalarını geçtiğimiz günlerde Bakanlık düzeyinde bir toplantı ile gündeme getirerek, her alanda öne çıkartılan yerli ve milli üretim önceliklerinin, asansör sektöründe de uygulanabilmesi adına önemli çalışmalar yapmaya başladı.

Geçtiğimiz günlerde ASFED Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Atik Başkanlığından bir heyet ile Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürü Dr. Halil İbrahim Çetin ile bir toplantı gerçekleştirilmişti. Yapılan bu toplantının ardından çıkan sonuçlara göre ASFED’den; çok fazla ve dağınık halde piyasada çalışan asansör firmalarının birleşerek, küresel ölçekli bir asansör markası hedefiyle çalışmalar yapılması istendi. Başlatılan çalışmalar ve Bakanlıkta gerçekleşen toplantı ile ilgili sektörü bilgilendirmek için ise, 24 Ekim 2018’de Ankara’da ASFED Toplantı salonunda “Asansörde Markalaşma” konusunun tartışıldığı bir toplantı yapıldı.

TOPLANTIYA TÜM SEKTÖR DERNEKLERİ DAVET EDİLDİ

Toplantıya ASFED’e bağlı 16 dernek yöneticileri ile EAYSAD ve AYSAD derneklerinin yöneticileri de davet edildi. Yapılan çağrı üzerine toplantıya katılım gösteren tüm sektör temsilcileri ile güçlü bir yerli asansör sektörü için neler yapılması gerektiği konusunun tartışıldığı önemli bir platform oluşturdu.

ATİK: “Sektöre emek veren herkesin görüşleri bizler için değerlidir”

Toplantının açılış konuşmasını ASFED Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Atik gerçekleştirerek şunları söyledi; “Küresel bir marka olmadan yerli asansör sanayisinin bugünkü yapısını sürdürmesi mümkün değil. ASFED olarak yerli üreticinin pazar payındaki yerinin arttırılması ve yerli asansör sektörünün geleceğinin güçlendirilmesi için üzerimize düşen görevi yapmak için bir bir aradayız. Biz kimseyi ayırmadık ASFED’e bağlı olan, olmayan tüm derneklere davette bulunduk. Sektöre emek veren herkesin görüşleri bizler için değerlidir. Toplantıya katılarak fikirlerini paylaşan tüm sektör dostlarına teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Yusuf Atik toplantının moderatörlüğünü, uzun yıllardır asansör sektöründe finans konusunda çalışmalar yapan, dergimizin Yayın Kurulu Üyesi, Yeminli Mali Müşavir Mehmet Öner’e verdi. Bakanlıkta gerçekleştirilen görüşme ile ilgili bilgileri katılımcılarla paylaşan Mehmet Öner, konu ile ilgili şunları paylaştı. Öner: “Yerli asansör sektörünün küresel bir marka çıkartma gerekliliği ortadadır. Bu konuda Bakanlık üzerine düşeni yapacağı konusunda bize açık bir destek veriyor ama sektör olarak da neler yapılabileceği konusunda bir yol haritası çizmemiz gerekiyor. Elbette Türkiye’de pek çok güçlü yerli asansör markamız var, hem üretici hem de montaj kısmında. Ancak küresel ölçekli bir markamız yok. Gelecekte yaşayacağımız şeylere baktığımız zaman görülüyor ki; küresel markalar yerli piyasada pazar payını gittikçe arttırıyor. Ve bu süreç her geçen gün hızlanıyor. Amerika ve Avrupa’daki sektör piyasasına baktığınızda da durum aynen budur. Dolaysıyla gelecekte Türkiye’yi de böyle bir durum bekliyor. Aslında etrafımıza baktığımızda bir çok sektörde de aynı şeyin yaşandığını görebiliriz. En basiti mahalle bakkalları artık yok. Bölgesel zincir marketler bile zor tutunuyor. Ulusal düzeyde örgütlenmiş marketler pazarı kapatmış durumda. Ya da yine örnek vermek gerekirse bireysel otellerden, zincir otellere geçiş var. Aklınıza gelen her sektörde bunu görebiliriz. Dolayısıyla asansör sektöründe de yaşanacaklar bunlardır. Yerli bir küresel marka oluşturulursa piyasada daha kolay mücadele edilecektir. Bunu yapamazsak yurt içindeki payımızı her geçen gün kaybedeceğiz” dedi.

TOPLANTIYA KATILAN GETA DA BİR SUNUM YAPTI

Toplantı katılımcıları arasında, yerli marka konusunda önemli bir adım atarak 7 firmanın bir araya gelmesi ile oluşan GETA Grup yöneticileri de vardı. Sedat Yıldız, Fuat Durdağ ve Ali Sarıtarla nasıl bir süreçten geçerek GETA’yı kurduklarını deneyimlerinden yola çıkarak katılımcılarla paylaştı. Yerli asansörde markalaşma konusunda önemli bir örnek teşkil eden GETA’nın, hareket stratejisinin aktarıldığı sunumu ise Sedat Yıldız yaptı.

KATILIMCILAR TEK TEK GÖRÜŞLERİNİ BİLDİRDİ

HÜSNÜ GÖKGÖZ – ASFED GENEL SEKRETERİ

Genellikle parçalanarak çoğalan bir yapımız var. Birleşerek büyüyen örnek pek yok. Bu konuda devletin pek çok desteği olmasına rağmen genellikle birleşme konusunda, liderlik ile ilgili sıkıntılar yaşandığını görüyoruz. Öncelikle algılarımız değiştirmemiz gerekiyor. Algılarımız değiştirirsek, kim patron olacak denmezse önemli bir adım atılabilir.

MUAMMER ÖDEMİŞ – ASFED YÖNETİM KURULU ÜYESİ / DENİZLİ

Ortaklık bir kültür işidir. Öncelikle; ortaklık kültürünün geliştirilmesi ve menfaatlerin ortak olduğunun görülmesini sağlamak adına bir çalışma yapılması gerekiyor.

MUZAFFER HIZARCI – MERSİN ASANSÖR SANAYİCİLERİ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Burada büyük bir özveri gerekiyor. Konuyu gerçekçi olarak masaya yatırırsak öz sermayesi olmayan firmaların kaybedeceği bir şey yok, ama öz sermayesi olan firmalar mevcudu kaybederim korkusuyla bir araya gelemeye çekiniyor. Şimdi biz elbette bu markalaşma konusunda bir çalışma yapalım ancak daha mevzuatta asansörcü kim, bakımı kim yapar, montajı kim yapabilir böyle kriterlerimiz eksik. Bu konuda Bakanlık ile ortak bir çalışma yapılması şart.

SABAHATTİN BAKİ – ASFED YÖNETİM KURULU ÜYESİ /TRABZON

“Ben değil, biz diyebilmek” bu konuda en önemli şey. Bu şekilde yola çıkarsak yol alınabilir. Ancak herkes ben derse, bu süreçte bir yol alma şansımız olmaz. Bu tür ortaklıkta genellikte ben buraya şu kadar para yatırdım ne alacağım diye bakılıyor. Ama bu süreç öyle kısa zamanda kâr elde etmek beklenmemeli. En azından önemli bir yol alana kadar süreç, bu konuda fedakarlık yapmayı gerektirir. Ayrıca öncelikle üretici firmaların bir araya gelmesi de şart.

NAİM PEDÜK – KAYSERİ ASANSÖR VE YÜRÜYEN MERDİVEN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ

Benim görüşüm;öncelikle ekonomik durumu iyi olan firmaların bir araya gelmesi lazım. Arından en önemli madde olarak kuruluşunda kurumsal bir yapı hazırlanması lazım. İkinci madde olarak; üretim biçiminin dönüşümlü olması gerekir. Tüm bunlarla birlikte; tek firma ve farklı şubeleri olarak Türkiye’de bir yapılanma kurabiliriz. Bu yapılabilirse markalaşma yolunda ilerleyebiliriz.

FUAT DURDAĞ – GETA ASANSÖR YÖNETİM KURULU ÜYESİ / İSTANBUL

Ben yıllarca futbol oynadım. Takımım yenildiği zaman üzülmezdim, diğer arkadaşım üzülecek diye üzülürdüm. Takım olabilmek ve o takım için mücadele etmek çok önemli. Bunu yıllar sonra GETA oluşumunda yaşadım. GETA benim en büyük hayalimdi. Biz GETA’yı önemli bir noktaya getirdik ancak Türkiye’den tüm dünyaya ihracat yapan bir oluşuma gitmek lazım. Bu da ancak el birliği ile olur. Ben buradan herkese çağrıda bulunuyorum; gelin hep beraber el ele verelim. Yeni bir oluşum olursa da her zaman yanındayız.

ALİ SARITARLA – GETA ASANSÖR YÖNETİM KURULU ÜYESİ / ANKARA

Bu, gerçekten bir gönül birliği meselesi… 1989 yılında birleşerek bir firma kurduk. 6 tane firmamız vardı. Aynı bugünkü GETA benzerinde çalışıyordu. Ama tabi o zaman imkanlar kısıtlı ve daha amatördük. Maalesef o dönem verilen sözler tutulmadı, ortaklık kültürü devam ettirilmedi. İki yıl güzel yürüdü ancak iki yıl sonrasında sonrasında problemler çıkmaya başlıyor. Sağlam kurallara oturtulmadıkça ve bu kurallara uyum sağlanmadıkça işler yürümüyor. Biz değil ben mantığı çok yanlış. Kurulacak markada; profesyonel bir yönetim olması lazım… İyi bir kuruluş alt yapısı tesis edilmesi lazım.

MUSTAFA DEMİRBAĞ / ANADOLU ASANSÖRCÜLER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

En önemli konu kültür meselesi, tüm konuşmalar da burada yoğunlaşıyor. Bunu sağlamak için katı bir sözleşme yapılması gerekiyor. İmalat, bakım ve montajın bir arada olması markalaşmada kurulması gereken en önemli yapılardan birisidir. Marka olunması gerekiyorsa hepsinin bir arada olması gerekiyor. Şimdi ne yapıyoruz; ürünleri farklı farklı firmalardan alıyoruz ve sonrasında bir sorun çıktığında müşteriye diyoruz ki bu o ürünü imal edenin sorunu. O zaman durum markalaşmaktan çıkıyor ve toplama asansör mantığına gelip dayanıyor. En büyük hatayı burada yapıyoruz. Bir ürünü kullanıp asansöre monte ettiysen artık o ürün senin ürünündür, bu bilinçte yaklaşılması lazım. Ayrıca marka çıkartmak istiyorsak bağlı olduğumuz kurumların da üzerine düşen görevi yerine getirmesi lazım diye düşünüyorum. Bir de markalaşma yolunda firmaların ilerleyebilmesi için en önemli kriterlerden biri; garanti süreci içerisinde bakım işinin de devlet tarafından garantiye alınması olmalı. Asansörü yaptığımız zaman belli bir garanti süresi içerisinde bakımın da aynı firma tarafından yapılması gerekiyor.

ALİ CİRİT – DENİZLİ ASANSÖRCÜLER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

İşe başlarken olumsuzlukları bir kenara bırakarak yola çıkmalıyız. Geçmişte yaşanmış kötü tecrübelerimizden olumlu bir veriler elde etmeliyiz, hepimiz bu konuda oldukça tecrübeli sanayiciler ve firmalarız. Dolayısıyla hepimiz olumlu yaklaşımlar geliştirmeliyiz. İyi bir görev paylaşımı yapılmalı ve kriterlerimizi belirlenmeliyiz. İşe çıkıp yolda karar verilmez, yola çıkılmadan tüm sistem ortaya çıkartılmalı.

EDİP YEŞİL – ASFED YÖNETİM KURULU ÜYESİ / HATAY

Öncelikle; “Nasıl markalaşmalıyız?” sorusundan önce “Neden markalaşamıyoruz?” sorusunu kendimize sormalıyız. Türkiye’nin markalaşma sorunu sadece asansör alanında değil. Bu açık ve net… Biz ülke olarak, tüm alanlarda markalaşma konusunu düşünmekte çok yeni bir tarihe sahibiz. Avrupa’nın asansörde markalaşma konusu 1800’lerden beri gündeminde. Dolayısıyla kısa vadede bir getiri yerine uzun vadeli düşünerek çalışmalara başlamalıyız. Mesela; ASFED ile birlikte okulların açılıyor olması, alanda eğitim ile ilgili eksiklerin giderilmesinde önemli bir ivme kazandıracaktır. Sektördeki bu adımlar tamamen ileride sektörü geliştirmeye yönelik çalışmalardır. İlk önce sorunların kökenine inmeliyiz. Kökenine inersek marka arkasından doğal olarak gelir.

YASEMİN BULUT – ASANSÖR VE YÜRÜYEN MERDİVEN SANAYİ İŞ KADINLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Bakanlığımızın küresel bir yerli marka oluşturulması için görüşmeler başlatması büyük bir avantaj diye düşünüyorum. Türk asansör sektörü olarak A’dan Z’ye kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Bizim burada en büyük düşmanımız ise zaman. Hiç zaman kaybetmeden herkesin kollarını sıvayıp bir şeylerin ucundan tutmamız lazım.  Bakanlık ile hareket edilecek bir stratejik plan çizilmesi öncelikli işimiz olmalı.

İBRAHİM ÖZÇAKIR – ESKİŞEHİR ASANSÖRCÜLER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Benim Eskişehir’de 4 yıl boyunca bütün amacım tüm firmaları bir araya getirmekti. Ama açıkçası başaramadım. Öncelikle bu amaç doğrultusunda yapılması gereken, dernek başkanlarına konu ile ilgili bir bilgilendirme semineri düzenlenmeli. Şu açıktır ki;  “ya yok olacağız ya birleşeceğiz”.  Küresel bir markanın olmamak için hiç bir sebep yok. Bir araya gelme kültürünü insanlara anlatmamız lazım. Elbette, yerelde çok fazla markamız var ama yerelden kurtulamıyoruz. Konu ile ilgili bir sunum ve broşür hazırlayabiliriz, bu konuda etkinlikler yapmalıyız. 15 derneğimizle hızlı bir program ve broşürlerle konuyu dillendirmeliyiz. Bölgeselden bütüne doğru gitmeliyiz.

NURİ KUZAN – ASFED YÖNETİM KURULU ÜYESİ / KAYSERİ Bugün gelinen noktada Federasyon olarak sektörü bir araya getirmek için oldukça güçlü bir yapıdayız. Bugün bakanlığın böyle bir öneri ile bizlerle iş birliğine girmesini çok iyi değerlendirmeliyiz. Kimse burada çıkar çatışmasına düşmeden, “biz” diyerek hareket etmeli. Çıkar çatışmasının olduğu yerden bir marka doğmaz. Biz sadece üye derneklerimize değil tüm asansör sektörüne çağrıda bulunuyoruz. Hepimiz bir araya gelelim ve küresel bir marka çıkartalım.

Etiketler: , ,

Yorumlar kapalı.